TURKAN'A...

Ben zannederdım ki, insan hayatta herseyin üstesinden gelir, eger isterse...

O cok bilmiş tavırlarımla, akıl vermeye kalkardım insanlara... Kimseyi dinlemez asi tavırlarımla..

Cok zor bir insanın, en zor hallerımı de en iyi ben bilirim çünkü en cok kendime çektiririm..

Derler ya hani kan kusar kızılcık serbeti içtim diye..Bir nevi öye işte..

Turkan Ablam cok ısrar ederdi, hatta benim nasıl inişli-çıkışlı ruh haline sahip oldugumu sanırım en iyi o bilirdi.. Psikiyatriye gitmem için cok ısrar etmişti...

Gitmedim...

Dedim yaa en iyisini ben bilirim diye, sandım ki insan kendisi halledemiyorsa, başka kimse yardım edemez ona..

Tam boyle bogusaduruken hayatla kendimle, bir baktım ki, halının uzerınde karsımda buz gibi, nereye baktıgını hep merak edeceğim donuk gozler, sımsıkı sıktıgı avuclarıyla oylece yatan ablam..

Mosmor, kaskatı...

En kötüsü de onu görür görmez agzımdan cıkan sözler..

Ozur dilerim...

İlk aklıma gelen söz, özür dilerim...

Özür dilerim çok...

Değiştirir mi artık ? değiştirmez değil mi...

Özür dilerim seni anlayamadığım, yanında olamadığım, sana defalarca saygısızlık ettiğim, kendimle gereğinden fazla meşgul oldugum, asla asla asla seni bir saniye kendi yerime koyamadığım için sende özür dierim...

O temmuz akşamı aramızda geçenler için...

Belki de şu kısacık ömründen biraz da ben götürdüğüm için..

Beni affet...

Nolur affet..

Beni ne kadar çok sevdiğini unuttugum için...

O kadar ev değiştirmene ragmen benim resmimin o buzdolabından hiç çıkmadığını ancak sen gittikten sonra hatırladığım için..

O küçücuk evinde her zaman bizlere yer ayırdığın hep sevdiğin beni, neden bu kadar geç gördüğüm için...

Beni affet...

İnan bana seni hep anlatırdım.. Ne kadar güçlü olduğunu, neler yaşayıp da nasıl ayakta kaldığını.. Nasıl yapabildiğini hiçbir zaman anlayamayışımın verdiği şaşkınlıkla...

Beni ablasız bıraktın...

Turkan Ablam yok artık benim..

Sen gittin...

Beni başedemeyeceğim pişmanlıklarla öylece bıraktın...

Oğlunu bıraktın...

Anneni babanı bıraktın...

Bizi bıraktın oylece uyudun..

Benim başa çıkamayacağımı bile bile..

Atlatamıyorum... Seni bir saniye bile unutamıyorum..

İşyerine gittiğimde eskiden ne cok gelirdin dedi sevim abla...

Ne çok gelirdim eskiden di mi ?

Sonra ne oldu anlayamadım. Bana ne oldu, nasıl bu hale geldim..

Ben seni çok sevdim, çok ağladım biz kavga ettiğimizde.. Çok kızdım kendime. Neyse ki senden özür dileyebildim ama ne geçer ele, girdi aramıza buz gibi sogukluk bir kere..

Kendimi hiç senin yerine koymadım..

Bundan sonra koysam ne fark eder, iş işten geçti...

Kim anlar beni, kendi kardeşlerimden başka..

Kim anlar ki benim ne çektiğimi..

Bizden başka...

Seni çok sevdim , benim cenım ablam...

Seni mutlu edenleri de cok sevdim..

Ali abiyi gormeye gittim .. Seni çok özlüyor inan bana. O ev beni mahvetti. Seni bizi en guzel anılarımızın oldugu o evi görmek...

Ben bir daha hiç iyi olmayağım..

Ölmek ödül gibi bizlere sanırım en cok da anneme babama ve bana... Seni bir daha görebilmek için...

Cenazende Turkan olsaydı cok sinirlenirdi bu kalabalıga yemek işlerine, fiye düşündük hep...

Hani babama bişi olursa kendini bırakmayacaksın diye öğüt veriyordun?

Herkezin dogumunda yanındaydın.. Ben napıcam şimdi.. Hoş allah biliyor yaa hiç anne olmak istemiyorum. Hele Mehmet sensiz kaldıktan sonra, iyice sogudum zaten hiç istemediğim anne olma fikrine...

Yaşamadan biinmez hep derler ama illa başına gelecek, insan etten kemikten diye...Ablam o görğümüz Turkan değildi dedi... sadece et ve kemik...

Sonra dusundum, 

Hoş gidip gelen kimse olmamış ama senin bembeyaz kıyafetler içinde bizlere dokunduğunu burdayım dediğini düşündüm... Mutlu oldum...

Bir gun tekrar hep beraber, bayram yemekleri yicez, butun aile...

Ben zaten cok yaşamam, istmiyorum da..Sigarayı da bırakmıorum..

Vazgectim...

Gulucez. Selçuk beni şikayet edicek sonra ben onunla butun eve dönüş yolunda kavga edicem, 

Çok zamansız gittin..

Bizi ölümle tanıstırdın ki, sen mutlaka bizimle olmalıydın...

Senin için öyle olmasa da, o reslist görüşlerine ihtiyacımız vardı...

Seni çok ama çpk sevdim..

O yuzden sana çok kızdım...

Çünkü bir tek sana anlatırdım...

Sonra ne oldu biliyor musun ? Sana defalarca anlatmak istediğim seyler yaşadım anlatamadıkça daha çok kızdım...

Bildiğini biliyorum..

Gecenlerde melikeyle konusurken aklıma geldi, ilk regl oldugumda ne yapmam gerektiğini neden oldugunu acıp tıp kıtaplarından göstermiştin..

Yuhhh diyorum sana el kadar cocuga bu gosterilir mi :)))) sen bana bunu anlattıktan 4 sene sonra regl oldum...

Evet tamam, sulak yerde buyumus havam var ama demek istediğim, her şeyi ne kadar ince düşünürdün..

Seni özlüyorum...

Bir daha seni göremeyeceğimi bilmek, beni hayattan yabancılastırıyor..

Oralarda kendine iyi bak.. Az sigara iç..Ekmek arası dolma ye... Bana kızacağına azcık da selcuga akıl ver..

Bu aralar hiç tahammül edemiyorum kendisini..Evet di mi aslında tahammül edilemez olan sensin diyeceksin ama inan ben hiç anlatmadım sana.. O da bana çok  çektiriyor inan.. 

Senin yerini doldurmak imkansız ama mehmetin artık 4 annesi var..

Gözün arkada kalmasın Turkoş...

Senin için çeyreğin olamam ama onu ne kadar çok sevdiğimi, çok iyi bilirsin...

O benim kardeşim, cocuklugum, anılarım...

Ne çok gulerdık hatırlıyor musun Mehmet yuzunden gözume yumruk yediğimi konustugumuzda:))

Ya teknolıjik sezercik... Sen cok gulmustun...

Hep soyler gulerdın,

Ablam,

Canımın içi,

Turkosum,

Affet beni, bırak yine buyukluk sende kalsın...

Ben o kadar olgun değilim...

Sana bunları yazarken hiçbir kelimesini silmeden oyle başladım yazmaya... Buralara geldik, once agladık sonra gulduk..

Gitmeseydin, 

Ne guzel olurdu...

Napalım gittin.. 

İyi ki Mehmet var, senden bir can, senden bir parca...

İyi uykular..

Bizden biri yanına gelip seni uayndırana kadar,

Tatlı ruyalar...

Nazlın...

 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !